Yalın düşüncenin temel hedeflerinden biri de tedarik süresinin (lead time) düşürülmesidir. Bu süreden anlamamız gereken, müşterinin siparişini gönderdiği andan ürünü kapısında istediği gibi eksiksiz gördüğü ana kadar geçen zaman olmalıdır.
Bu süre ne kadar uzunsa, müşteriler siparişlerini o kadar erken vermek durumunda kalacaklardır, tabii eğer bu süreye katlanmayı tercih ederlerse... Aksi halde, farklı bir üretici arayacaklardır. Müşteri üreticinin tedarik süresine uymayı tercih ederse, talep tahminlemesini o kadar uzun dönemli yapmak zorundadır. Talep tahminleme ufku ne kadar uzağa çekilirse, hata payı da o kadar artacaktır. Bu yüzdendir ki uzun tedarik süreleriyle çalışan imalatçılar, son anda gelen sipariş revizyonları, adet değişiklikleri ve sipariş iptalleriyle sürekli karşı karşıya kalmaktadır.
Ülkemizde bu durum genelde iş yaşamının cilveleri olarak normal kabul edilmekte, değerli yönetim vakti ve kaynakları, müşterilerden ya da firmanın kendisinden kaynaklanan talep tahminleme hataları sebebiyle şişen stokları eritmek için çözüm aramaya harcanmaktadır. Oysa ki yapılması gereken, kök sorunu doğru tespit ederek işletmenin her fonksiyonu üzerinde çalışıp tedarik sürelerini kısaltmaktır. Satış pazarlama, satınalma, üretim, dağıtım ve lojistik bunun parçalarıdır. Bu yazımızda, biz pazara yeni ürün sunma süresinin kısaltılmasından bahsedeceğiz.
Pazara Yeni Ürün Sunma Süresi
Bu süre, satış pazarlamanın yeni müşteri talepleri ve pazar araştırmaları neticesinde hangi özelliklerde yeni bir ürüne ihtiyaç duyulduğunu belirlemesiyle başlar. Hemen akabinde, endüstriyel tasarım ve ürün geliştirmenin faaliyetleri başlar ve sonucunda, ürün sanal ortamda veya bir prototip halinde hazırlanmış olur.
Geleneksel şirketlerde, bu çıktı, üretilmesi için üretim birimlerine verilir. Bu tür bir organizasyonda, süreçler birbirinden kopuk ve peşi sıra ilerler. Her bölüm, kendi ihtiyaç ve hedefleri doğrultusunda işini en iyi biçimde yapmayı hedefler.
Tipik bir örnek olarak, satış pazarlama, istediği ürüne birçok özelliği yığmıştır. Ürün geliştirme, bunu yerine getirecek karmaşık bir montajı estetik bir görünüşle tasarlamayı başarmıştır. Bakıldığı zaman, iki bölüm de hedeflere uyma yönünde başarı göstermiştir. Ancak, nihayetinde ürün pazara planlanan vakit ve maliyette sunulamamıştır. Çünkü, üretimde çeşitli zorluklar ortaya çıkmıştır. Mevcut imalat süreçleri ile ürün arasında uyuşmazlık vardır. Bu süreçlerin elden geçirilmesi, yeni aparat ve kalıpların sipariş edilmesi gerekmiştir.
Nasıl hızlandırılır?
Mevcut organizasyonda, birbirinin peşi sıra başlatılan süreçler bir “kulaktan kulağa” oyununa benzer. Yeni ürüne ait teknik veri, bu oyunda kişiden kişiye geçen bir sözle temsil edilir. Oyunda rol alanların sayısı arttıkça, ürün geliştirme süresi uzar; ürünün şirket içinde iletişiminin doğru yapıldığını kontrol etmek, çeşitli sorunlardan ötürü her defasında geri dönmek ve bazı süreçleri yeniden başlatmak gerekir.

Oysaki ürün verisinin kulaktan kulağa, süreçten sürece geçirilmesi yerine bu süreçlerin mümkün olduğunca eşzamanlı hale getirilmesi, ortaya çıkacak problemlerden dolayı geri dönüşlerin azalması gerekir. Toplam sürecin yalınlaştırılmasıyla hızlanma sağlanır. Bunun yapılmasını destekleyen altyapı ve çözümleri sunan bilişim teknolojisine Ürün Ömrü Yönetimi (PLM: Product Lifecycle Management) denir. Ülkemizde Arçelik, Ford Otosan, Tofaş ve TAI gibi lider firmalar Siemens’in Teamcenter PLM Çözümleri’ni (*) uzun zamandır kullanmakta ve faydalarını yaşamaktadır. Yine Siemens’e ait Tecnomatix Dijital İmalat ya da Tecnomatix Dijital Fabrika (*) olarak bilinen uygulamalar, PLM’in önemli unsurlarından biridir ve üretim mühendisliği faaliyetlerini içerir.
Dijital imalat nasıl işler?
Ürün tasarımı belli bir olgunluğa eriştiğinde, ürün ağacı üretim mühendisliğinin değerlendirmesine açılır. Klasik işletmelerde bu, ürün tasarımı bittikten sonra iki boyutlu teknik resimlerin ve kağıt üstünde ürün ağacının iletilmesiyle olurken, PLM kapsamında, ürün ağacı ve üç boyutlu CAD verisi ayrılmaz bir bütündür. Ürüne ulaşan herkes ürünün üzerinde çalışılan en güncel halini görmektedir. Bu temel üzerinde dijital imalat süreçleri başlar.
• İmalat ürün ağacının (MBOM) oluşturulması:
Üretim mühendisliği tasarımdan gelen ürün ağacını (EBOM) olduğu gibi alarak yapabilir ki genelde ülkemizde böyle olmaktadır. Çünkü, uzun zamandır fabrikada çalışan usta ve mühendisler, bir nevi bilgeler olarak, bir ürünün nasıl yorumlanacağını artık ezberlemişlerdir. Ürün tasarımında yeni bir inovasyon olmadıkça, şirketin yavaş sayılabilecek mevcut ürün geliştirme hızında, ürün ağacına bakarak kabataslak bir süreç planlamayı kağıt üzerinde yapabilmektedirler. Ancak, ürün sayısı arttıkça, pazar daha hızlı yenilik talep ettikçe, ürünler karmaşıklaştıkça ve üretim sahasındaki hataların maliyeti arttıkça, bu süreç “bilgeler”in tekelinden çıkar. Daha fazla çalışan, süreçte rol almaya başlar. Bu iş bölümü neticesinde, daha hızlı ve hatasız süreç planlama için, üretimin bakış açısından tasarım ürün ağacı (EBOM) yeniden düzenlenerek imalat ürün ağacı (MBOM) oluşturulur.

Günümüzde MBOM oluşturmanın korkulan tarafı, harcanacak ilave çabadır. Oysa ki dijital imalat sisteminde MBOM sadece bir kere oluşturulur. Ardından gelecek tüm tasarım değişiklikleri (ECO - Engineering Change Order) ile değişen ürün ağacı anında ve otomatik olarak MBOM’de de güncellenecektir. Sadece tasarım değişikliklerinde değil, yeni ürün modellerine ait tasarım ürün ağaçları, mevcut şablonları kullanarak otomatik olarak üretim ürün ağacına dönüştürülür.
Dijital imalatın hedeflerinden biri de EBOM – MBOM çevrimini hatasız bir şekilde otomasyona kavuşturmaktır.
• Süreç (proses) planlamanın yapılması:
Burada hedeflenen, nihai ürünü ortaya çıkarabilmek için ürün ağacının hangi sırayla, hangi süreçle ve nerede imal ve montaj edileceğinin belirlenmesidir. Zaten bunu daha kolay yapabilmek için, tasarım ürün ağacının imalat ürün ağacına dönüştürülmesi gerekmektedir. Süreç planlamada ürün ağacı istasyonlara ve süreçlere dağıtılır, zaman analizleri ve hat dengeleme yapılır. Hangi süreçlerde hangi imalat kaynaklarına (aparat, kalıp, robot, işçi, elektrikli tornavida, vs.) ihtiyaç duyulduğu hesaplanır.

Geleneksel imalatçılarda, bu planlama, ya kağıt üzerinde “bilgeler” tarafından oluşturulur ya da hiç yapılmayarak sorunların imalat sırasında bir şekilde çözüleceğine inanılır. Elbette, bu durumda, tedarik süresi ve imalat maliyetlerinin şirket için pek öncelikli olmadığı anlamı çıkar. Bu etapta etkin planlamadan esirgenen zaman daha sonra misliyle harcanacaktır.
• Ürüne ait bazı parçaların unutulması, üretime geçildiğinde bu parçaların nerede montajının yapılacağının bilinememesi, ilave istasyon gerektirmesi ya da hat dengelemenin bozulması.
• Eksik kaynak planlama nedeniyle bazı kaynakların darboğaz oluşturması ya da çeşitli sebeplerden sürece uyum gösterememesi. Takviye gerekirse, önceden hesaplanan imalat maliyetlerinin üstüne çıkılması.
• Eldeki aparat ve aletlerin yeni ürüne veya sürece uymaması. Oysa ürün tasarımında ufak düzeltmeler gündeme gelseydi, bu uyumun sağlanmasının mümkün olması. Bu durumda, ya yeni aparat tasarlanır ya da ürün revizyona girer. İki seçenek de beraberinde zaman ve para kayıplarını getirecektir.
Dijital imalat, bu sürecin otomatize edilmesini öngörür. Süreç planlama bir kere yapıldığında, bundan sonraki tasarım revizyonlarının veya yeni modellerin ürün ağaçları otomatik olarak süreç planının içinde ilgili operasyonlara atanacaktır.
• Süreç simülasyonu ve doğrulama:
Bu aşamada hedeflenen, seri üretime geçişte mümkün olduğunca az hatayla karşılaşmaktır. Ürün ve imalat süreçleri arasında çıkabilecek uyumsuzluklar, seri üretime geçişi geciktirecek, düzeltmeler için zaman ve para harcanacaktır. Bu problemlere örnek olarak,
• Ürünün tasarlanan fikstür ve aparatlara düzgün şekilde yerleşememesi,
• Ürünü oluşturacak parçaların yanlış sıralama, montaj yolunun başka parçalar tarafından bloke edilmesi, geometrik kısıtlar yüzünden imalat sahasında montaj edilememesi
• Robot ya da işçinin geometrik kısıtlar sebebiyle imalat ve montaj operasyonlarını kaliteli ve zamanında yerine getirememesi gösterilebilir.
Oysa ürün, fikstür, alet, tesis verisi üç boyutlu olarak zaten sistemde mevcuttur; tek yapılması gereken, sanal ortamda bunları bir araya getirerek imalat sürecinin simülasyonunu yapmaktır. Bu sayede, daha ürün tasarlanırken üretim testleri herhangi bir prototipe ihtiyaç duymadan, üretimi durdurarak tesisi rahatsız etmeden yapılır, problemler önceden tespit edilir, buna göre ya ürün tasarımında üretimi kolaylaştırıcı önlemler alınır, ya da imalat süreçlerinde değişiklik yapılır. Önemli olan, gerçek hayatta üretime geçilirken minimum problemle karşılaşmak, ürünü imalat süreçlerini de hesaba katacak ortak bir akılla tasarlamaktır.

Yalın Mühendislik Süreçleri
Sonuç olarak, küreselleşen rekabet, imalat maliyetlerini azaltma yönündeki baskıyı artırırken, ürünlerin piyasa tarafından hızla eskitilmesi, yeni ürün tasarım sürelerinin devamlı kısalmasını gerektirmektedir. Öte yandan, ürün çeşitliliğinin artması, imalat süreçlerinin sınırlarını zorlarken, müşterinin ürün kalitesine olan hassasiyeti, gittikçe daha az affedici olmaktadır. Bugün imalatçılar, pazara en yüksek kaliteyi en hızlı sunan şirket olmak zorundadır.
Dijital imalat, tasarım ve imalat süreçlerinin birbirinin gereksinimlerine uyumlu yönetilmesini ve senkronize edilmesini sağlar. Ürün tasarımı, diğer hedeflerin yanı sıra imalat süreçlerine uyumluluğu da gözeterek yapılır. Ayrıca, yeni imalat süreçleri ve teknolojiler, tesise fiziki bir yatırım yapmadan sanal ortamda araştırılabilir; fizibilitesi çıkarılabilir. Bu sayede, ürün çeşitliliğine uyumlu süreç ve alet tasarımı yapılabilir, planlama süreci hızlanır, tip değişim süreleri kısalır, yeni süreç ve teknolojilerin ilk seferde ve hatasız devreye alınması sağlanır, üretime ilk giren ürünün müşteriye ulaşan ilk ürün olmasını sağlayacak süreç kalitesine ulaşılır.

Çin’in 10. beş yıllık planında, çok net hedefler olarak, imalat ve makine sanayiinin ihtiyaç duyulan ürünleri geliştirme hızının artırılması, dünya piyasalarında rekabet gücüne sahip büyük işletmelerin oluşturulması yer almaktadır. Tüm sektörün ve dolayısıyla Çin ekonomisinin gelişimini sağlayacak bu hedefler için her türlü yeni teknoloji ve bilişim araçlarının şirketler tarafından kullanımının teşvik edileceği açıkça yazılmıştır. PLM ve dijital imalat teknolojileri, bu yüzden ülkemiz imalatçıları için de mutlaka değerlendirmeye alınması gereken rekabet silahlarıdır.
Kaynak :cadcamdizayn.com